Engin Mühendislik
En Kaliteli En Ekonomik ve En Sağlıklı Mühendislik Çözümleri....
Buhar Sistem ve Santralleri
Buharla çalışan sistemler iki ana grupta incelenebilir,
1. Buharlı Kalorifer Tesisatı :
Isıtıcılarda 0,5 atü' e kadar basınçlı buhar dolaşır. Sıcak sulu sistemlerde olduğu gibi alttan veya üstten dağıtımla çalışabilir. Buhar ısıtıcılarda yoğuşup su haline geldikten sonra kontenstop denilen özel ayırıcılardan geçerek kazana geri döner.
2. Sanayi Tipi Buhar Kazanları :
Buhar kullanılırken; kullanım amaçlarına göre buharın tamamı veya bir kısmı kazan dönüş suyu olarak kullanılamaz.kazanına yeni su kazanı sağırlaştırmamak için mümkün olduğunca gazı alınarak ve kirecinden arındırılarak verilmelidir. Bu da ancak suyun bir takım cihazlardan geçirilerek verilmesini gerektirir. Bu sisteme besi suyu sistemi denir. Buharlı kazanın su seviyesi düştüğü zaman tağdiye cihazı tarafından otomatik olarak çalıştırılan pompalar vasıtası ile kazana su verilir. Kazandaki su seviyesi düşünce pompalar çalışır, belirli bir seviyeye geldiğinde ise durur.
![]() |
![]() |
Buhar Kontrol ve Emniyet Cihazları
TERMOMETRE
Kazan içindeki buharın sıcaklığını gösterir.
MANOMETRE
Kazan içerisindeki buhar basıncını gösterir.
PRESOSTAT
Kazan basıncını sabit tutar, sıvı ve gaz yakıtlı kazanlarda bulunur ve basınç artınca brülörü durdurur.
EMNİYET VENTİLLERİ VEYA SİFONU
Kazanın emniyetini sağlar. Sadece emniyet ventilleri kullanılıyorsa, her kazan üzerinde birer adet olmak üzere yaylı ve ağırlıklı emniyet ventili bulunmalıdır.
Sifonlar ise basıncı karşılayacak çap ve uzunlukta borular kıvrılarak imal edilirler. Bu emniyet cihazlarının gövdesi buhar basıncı yükselince fazla buharı dışarı atarak kazanın patlamasını önler.
BESLEME SUYU GİRİŞİ
Kazanın suyu eksilince su vermeye yarar. Genellikle kazanın üst yanında bulunur. Su kazana pompa ile verilir.
ALARM DÜDÜĞÜ
Kazanın su seviyesinin, normal su seviyesinin altına düşmesi halinde tehlikeyi haber verir.
SU, AKARYAKIT VE BUHAR SAYAÇLARI
Bunlar birim zamanda geçen akışkanın değerini belirlemeye yarayan cihazlardır.
BACA DÜZENLEYİCİ
Brülörlü kazanlarda brülörün işletmeden çıkmasıyla baca sürgüsünü kapayan, brülör çalışmaya başlayınca açan bir sürgü toru ve sürgüden oluşan cihazdır. Sürgü motoru şalteri, komutayı brülörden alır. Bu şekilde brülör işletme dışı kalınca gereksiz çekiş ile kazanın soğuması, önlenmiş olur.
TERMOSTATİK VANA
Sıcaklık kontrol ve ayar aygıtıdır. Bunlar çoğunlukla ısı değiştiricileri ve boylerlerde, sanayide ise bir çok ısıtıcı sistemde kullanılmaktadır. Duyar uç, ısıtılan suyun çıkışına bağlanmıştır. Termostatik vana su çıkışını hangi sıcaklıkta istiyorsak o sıcaklığa gelince, buhar girişini kapar, düşünce açar.
Su Düzeyi Güvenlik Elemanları (Tağdiye Cihazları)
A. Elektrotlu, Düzey Kontrollü Su Besleme Aygıtları: İki elektrot ve bir komuta kutusundan oluşurlar. Yaygın olarak kullanılırlar
B. Şamandıralı ve Cıva Kontaklı Su Besleme Aygıtları: Özellikle buhar kazanlarında yaygın biçimde kullanılırlar. Şamandıra sistemi cıva kontağına kumanda ederek su besleme sistemini devreye sokar veya devreden çıkartırlar.
...
BLÖF DÜZENİ
Kazan içindeki çamur ve çökeltileri atmak için yapılır. Blöf miktarı ve zamanı kazan suyunun çözümlenmesiyle belirlenir. Günümüzde otomatik olarak çalışan blöf sistemleri de kullanılmaktadır. Su borulu kazanlarda, brülör çalışırken blöf yapılmaz.
SÜZGEÇLER (Filtreler)
Buharın veya suyun içindeki pislikleri tutmak için kullanılır. Otomatik ve selonoid vanalardan, kondenstoplardan ve buhar düzenleyicilerden önce kesinlikle süzgeç konulmalıdır. Tersi durumlarda bunların çalışmalarını önler. Su için ve yakıt için olanları vardır.
MOTORLU VANALAR
Sıcaklık ve basıncın elektrik sistemlerini uyarmasıyla çalışırlar. Bunlar 2, 3 ve 4 yollu olarak yapılırlar.
SEPARATÖRLER
Kazan çıkışında ve cihazlardan önce kullanılacak bu su ayırıcı cihazlar, su zerreciklerini ve kondens filmini buhardan ayırarak tesisata kuru buhar gitmesini sağlarlar.
SELONOID VANALAR
Elektro mıknatısla çalışırlar. Akışkanın geçiş yönü üzerinde belirtilir. Sıcaklığa gelince, buhar girişini kapar, düşünce açar.
Düşük Basınçlı Buhar Kazanları İçin Besi Suyu Hazılanması
Evlerimizde kullandığımız çaydanlık ile buhar kazanları arasında işletme açısından bir benzerlik vardır. Çaydanlığın dibinde oluşan kireç taşı tabakasının benzeri buhar kazanının içinde de oluşur. Bu durumu şöyle izah edebiliriz; Çaydanlıktan buharlaşan su, saf sudur ve çaydanlıkta kalan dip suyundaki minerallerin konsantrasyonu giderek artar, dolayısı ile katı duruma dönüşürler. Bu durumda yapılması gereken öncelikli iş dipte kalan ve konsantre mineral içeren suyun boşaltılmasıdır. Buhar kazanlarında bu işleme blöf adı verilir. Blöf yapmaktaki ikinci amaç bu mineral konsantrasyonunu azaltarak elektrokorozyonu önlemektir. Bu durumda ortaya çıkan sonuç; besi suyundaki mineral oranını azaltmak olacaktır. Bunu yapabilmek için su yumuşatma, demineralize ve ters osmos teknikleri gibi yöntemler kullanılır. Su yumuşatma tekniği çok yerde yanlış anlaşılmakta ve yumuşatılmış suyun saflaştırıldığı sanılmaktadır. Oysa suyun yumuşatılması yalnızca, suda bulunan ve taş yapma özelliği çok fazla olan kalsiyum ve magnezyum minerallerinin suni reçine yöntemi ile alınarak yerine taş yapma özelliği olmayan sodyum mineralinin verilmesinden ibarettir.
Ancak bu yöntemle sudaki silikat maddesi ayrıştırılamaz. Silikat pencere camının ham maddesi olarak tanımlayabileceğimiz minerallerdir. Bu mineralden suda çok fazla olması durumunda çok daha fazla blöf yapmak gerekmektedir. Su yumuşatma cihazları ile elde edilen bu su birçok buhar kazanı için olumlu sonuçlar verebilsede, yüksek basınçlı kazanlar için çok kötübir sudur.
Çok yüksek miktarda mineral içeren suların kazanlarda kullanılması için bir başka yöntem olan demineralize ya da deionize olarak adlandırılan bir başka yöntem kullanılabilir. Bu yöntem yüksek basınçlı kazanların besi suyu elde edilmesinde kullanılır. Su yumuşatma cihazı tekniğinende olduğu gibi suni reçinelerle suyu saflaştıran demineralize yönteminde, reçinelerin rejenerasyonu için tuzlu su yerine tuz ruhu (HCI) ve kostik (NaOH) kullanılır. Tuz ruhu olarak bilinen asitin kullanımındaki riskler nedeniyle bu sistem mecbur kalınmadıkça tavsiye edilmemektedir. Ayrıca yaygın bir sistem olmayışının bir diğer sebebi de kostik harcaması ve rejenerasyonundan sonra ortaya çıkan pH nötralizasyonu mecburi olduğundan işletme maliyeti yüksektir.
Ters osmos olarak bilinen yöntem ile kötü sulardan, hatta deniz suyundan tatlı su elde etmek ve dolayısı ile kazan besi suyu üretmek mümkündür. İlk yatırım maliyeti yüksek olmasına karşın işletilmesi ucuz ve kolaydır. Reçineli su yumuşatma sistemlerine oranla çok daha yüksek kalitede besi suyu üretilmesini mümkün kılar. Saf suya yakın özellikteki besi suyu kalitesi dolayısı ile kazandan yalnızca haftada bir defa kontrol için blöf yapılmaktadır. Oysa blöf, yumuşatılmış su ile beslenen kazanlarda en az günde üç defa yapılmalıdır.
Kondens Tahliyesi ve Kondestoplar

Isı kayıplarından dolayı yoğunlaşan buhar su haline gelir. Bu suya kondens adı verilir. Kondensin gerek ana dağıtım, gerekse buhar hatlarından tahliyesi kondenstoplarla yapılır. Tesisin verimli ve emniyetli çalışabilmesi için kondensin mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde alınması gerekir. Tesisatın içerisinde kalan ve boşaltılamayan kondens, buhar tarafında çok yüksek bir hız ve gürültüyle sürüklenerek dirsek ve vanalara çarpar. Yetersiz kondens tahliyesi conta kaçaklarına ve kontrol vana sit yüzeylerinin aşınmasına neden olmaktadır. Bu gibi durumlardan kaçınmak için kullanılan cihazlara kondenstop adı verilir. Termostatik prensiple çalışan kondenstoplar buhar ile kondens arasındaki sıcaklık farkını algılayarak kondensi buhar sıcaklığının altında tahliye eder. Mekanik prensiplerle çalışan kondenstoplar, buhar ile kondens arasındaki yoğunluk farklarını algılar ve buhar sıcaklığına yakın bir şekilde tahliye eder.
Kondenstop seçimi yapabilmek için aşağıda sıraladığımız bilgilere ihtiyacımız olacaktır.
1. Buhar basıncı (kondenstopa giren)
2. Karşı Basınç (kondestoptan sonra)
3. Saatte oluşan kondens miktarı (Kg/h)
4. Kullanılacak Ünite sıcaklığa gelince, buhar girişini kapar, düşünce açar.
Buhar Kazanlarının İşletmeye Alınması
Yeni kazanlar hariç kazan; kireç, kalıntı ve kurumdan temizlenmiş olmalıdır.
Kazan güvenlik aygıtlarının çalışıp çalışmadıkları gözden geçirilmelidir. Ağırlıklı ve yaylı emniyet vanalarının istenilen basınçta açılıp açılmadıkları görüldükten sonra bu durumda sabitlenirler.
Katı yakıt kullanılıyorsa, yakıtın besleme konveyör veya helezonlarının çalışıp çalışmadığı, ızgaraların ve yakıt stoğunun kontrolü yapılmalıdır.
Sıvı yakıt kullanılıyorsa, yakıtın yanabilecek inceliğe yarıyan çevrimleri gözden geçirmek gerekir. Ağır yağ (5 veya 6 No.' lu Fuel - Oil) ile çalışan kazanlarda işletmeye alma ince yağ (motorin veya 200 saniye yağ) ile oluşur. Bu yakıtlar ısıtmaya gerek kalmadan yanabilirler.
İlk yanma sağlandıktan sonra buhar elde edilinceye kadar, ince yakıt kullanılır.
Günlük yakıt tankı hem elektrik hem de buharla ısıtılır. Bu tankta istenilen sıcaklık sağlanınca (60 - 80 C derece) ağır yağ çevrime alınır.
Ana tanktan günlük tanka sürekli olarak fuel - oil takviyesi yapılıp yapılmadığı ve günlük tankın şamandırasının çalışıp çalışmadığı gözden geçirilmelidir.
Ana ve günlük fuel-oil depolarını ısıtma amacıyla kullanılan buhar çevrimine termostatik vanalar konulmalıdır. Bu vanalar depolarda istenilen sıcaklık elde edilince buharı keserler. Sıcaklık düşerse yeniden buhar yolunu açarlar.
Yakıt sistemlerinde bulunan süzgeçler temizlenmeli pompaların düzgün çalıştığından emin olunmalıdır.
Su besleme sisteminde bulunan su yumuşatma sisteminde alınan suyun sertliği kontrol edilir. İstenilen sertlik sağlandıktan sonra yoğuşturucu ve beslenme depolarının su düzeyi gözlenir. Gereken eklemler yapılır. Pompaların düzgün çalışıp çalışmadığına bakılır. Besleme deposu veya degazördeki buhar giriş vanaları açılır. Termostatik vana ayarı kontrol edilir.
Baca sisteminde, doğal çekişli bacalarda temizlik dışında pek bir şey yapılmaz. Eğer baca zorunlu çekişli ise vantilatörler kontrol edilir. Rulmanlarına yağ basılır ve kayışların gerginliğine bakılır. Voltaj uygun ise şalterler tek tek açılıp kontrolü yapılır.
Kazanın üzerindeki nefeslik vanası açılarak kazana uygun düzeyine dek su doldurulur. Su uygun düzeye ulaşınca tağdiye cihazı (besleme aygıtı) altındaki vana hızla açılır. Aygıt içindeki su hızla boşalırken ilk olarak kazana su besleyen pompa çalışır bu kontrol en önemli kontroldür. Her gün en az bir defa yapılmalıdır.
Ateşleme tüm kontroller yapıldıktan sonra yapılmalıdır. Kazan suyu 100 C dereceye kadar ısıtıldıktan sonra buhar oluşmaya başlar. Bu arada nefeslik vanası kapatılır. Eğer işletmede tek bir kazan varsa, buhar vanası baştan açık tutulup, çevrim ile birlikte kazanın aynı basınçta olması sağlanabilir. Buhar vanası kapalı tutulmuşsa ve buhar elde edildikten sonra işletmeye verilmesi gerekiyorsa, buhar vanası çok yavaş bir şekilde açılmalıdır.
Buhar verilen soğuk çevrimden çınlama sesi duyulmaması istendiğinden, buhar vanası yavaş yavaş açılır. Bazı yerlerde toplayıcıdaki buhar vanasına küçük bir by pass vana (mesela 15 mm) takılır. Bu vana açılarak çevrim yavaşça ısıtılır ve büyük vana bu işlemin ardından kolaylıkla açılır. Hiç bir zaman çalışma basınçları değişik olan buhar kazanları aynı toplayıcıya bağlanmaz. Aynı basınçtaki kazanlar bir toplayıcıya bağlanabilir.
Besleme suyu sıcaklığı en az 60 - 80 C derece olmalıdır. Yakıtın ısıtılmasında kullanılan buharın kondens suyu mutlaka kondens suyuna karıştırılmamalı ve dışarıya atılmalıdır. Yakıt depolarının dibinde yakıt içinde bulunan su birikebilir. Zaman zaman bu su alınmalıdır, aksi taktirde brülör arıza yapar.
KIZGIN YAĞ KAZANI
Kızgın Yağ Kazanı Montajı
Kazanın konulacağı yere uygun ölçüde beton kaide dökülmeli, kazan bu kaidenin üzerine yerleştirilmelidir.
Mevcut tesisatın gidiş ve dönüş bağlantıları, gidiş ve dönüş bağlantı ağızları flanşlı olarak yapılmalıdır. Brülör, fan, yakıt hattı bağlantıları hassasiyetle yapılmalıdır.
Kazan - Baca arasındaki yatay mesafe 3 m'yi geçmemelidir. Dirsek kullanılmadan bağlanması tercih edilir. Kullanılacaksa, dirseklerin keskin dönüşlü olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü baca duman boruları ile bacada zift oluşabilir ve yatay kısımda fazla uzun kullanılan baca duman boruları baca gazını çabuk soğuttuğundan çekiş zayıflamasına neden olur.
Kaliteli bir yanma için baca çekişi çok önemlidir. Bu yüzden baca çapınız, kazanınızın ihtiyacına uygun ebatta olmalıdır.
Kızgın yağ sistemleri endüstriyel tesislerde yüksek sıcaklıklı akışkan ihtiyacını karşılamak için kullanılan bir sistemdir. Kızgın yağ sistemlerinin en önemli özelliği yüksek sıcaklığa düşük basınçlarda erişebilmesidir.
Isı transfer yağlarının parlama ve yanma sıcaklık noktaları, bu yağların buharlarının yeterli oranda hava ile karışması ve direk alevle temas etmeleri halinde ateş teşekkül ettirdikleri sıcaklıktır.
Kendiliğinden alevlenme:
Isı transfer yağların genelde parlama ve yanma noktaları üzerinde çalıştırılırlar, ancak kesinlikle kendiliğinden alevlenme sıcaklığından yüksek derecelerde çalıştırılmamalıdırlar. Kendiliğinden alevlenme noktası, akışkanın herhangi bir açık ateşle temas etmesine gerek kalmaksızın sadece hava ile teması sonucu kendiliğinden alevlendiği sıcaklık derecesidir.
Sistem Kaçakları :
Kızgın yağ sistemleri genelde atmosfer basıncına açık olarak çalıştırılırlar buna rağmen zaman zaman sistemde yağ kaçaklarına rastlanabilmektedir. Kaçakların pek çoğu dişli bağlantılarda, vanalarda ve pompalarda görülmektedir. Kaçak genelde akma veya fışkırma şeklinde olmayıp ince sızıntılar halinde ortaya çıkmaktadır. Bu kaçakların hava ile temas etmesi durumunda, kızgın yağ okside olacaktır (dumanlayacaktır). Bu duman tavada fazla ısıtılan bitkisel yemeklik yağ kokusuna benzer bir kokuya sahiptir.
Sistemden sızan termik yağ buharları yüksek seviyede yanıcı ve parlayıcı olabilirler. Sızıntı olduğu hallerde derhal önlem alınmalıdır.
İzolasyon yangınları :
Kızgın yağ sistemleri tabii olarak izolasyonlu hatlarda dolaşım yapmaktadır. İzolasyon altında oluşabilecek sızıntı ve kaçaklar ciddi tehlikelere sebebiyet verebilir. İzolasyon içerisindeki sızıntılar oksitlenmeye müsait birikmeler halinde ortaya çıkar. Akışkan okside oldukça ısı meydana gelir,
Oksidasyon sonucu ortaya çıkan ısı sistemin ısısına ilave olur ve izolasyon da bu ısının dışarıya kolayca atılmasını engeller. İzolasyon içerisindeki ısı git gide artmaya devam eder, kendiliğinden alevlenme noktasına ulaşabilir ve yangınlar
çıkabilir. Eğer, bu durumda izolasyon içerisine hava teması olursa ani parlamalar kolayca ve süratle oluşabilir.
Kızgın yağ sistemlerindeki kaçakları çabuk bulmak ve düzeltmek çok önemlidir. Sistemdeki tüm potansiyel kaçak noktalarını önceden belirlemenizi tavsiye ederiz. Bu gibi noktalarda yüksek ısıya dayanıklı kapalı-hücre tipi izolasyon uygulamanızı ya da potansiyel kaçak olabilecek yerleri hiç izole etmemenizi öneririz. En önemlisi düzenli ve periyodik sistem kontrollerini ihmal etmemenizdir.
KIZGIN YAĞ SİSTEMLERİNDE YANGIN ÖNLEMLERİ
Çok nadir olsa da zaman zaman kızgın yağ sistemlerinde özellikle izolasyon içerisindeki kaçaklardan dolayı yangınlar çıkabilmektedir.
Yangın riskini azaltmak için ekipman seçimi, montaj ve bakım ile ilgili bazı konulara dikkat edilmesi gerekir
Bağlantı Ekipmanları Seçimi
Dişli bağlantı elemanları kullanılmamasını özellikle tavsiye ederiz. Kızgın yağ sistemlerindeki yüksek termik uzamalar ve kısalmalar ile pek çok boru sızdırmazlık elemanının yüksek ısılarda yetersiz kalması sonucu kaçakların oluşması kaçınılmaz hale gelmektedir.
Sızıntı ve kaçakların oluşacağı muhtemel bölgelerde - vanalar, pompalar, flanşlar, ek ve bağlantı noktaları- sadece yüksek ısıya dayanıklı kapalı-hücre tip izolasyon malzemesi kullanın yada bu bölgelere hiç izolasyon yapmayın.
Valf ve paket pompa sistemlerinde hareketli göbek ve ringlerde karbon veya grafit fiber sızdırmazlık elemanları kullanılmalıdır. Flanşlarda ise karbon veya grafit fiber contalar kullanılmalıdır. (Klinger Oilit tip veya muadili conta kullanımını tavsiye ederiz.)
Contaların montajı esnasında merkezlenmenin tam ve doğru yapıldığından vidaların karşılıklı ve yeterli tork ile sıkıldığından emin olun.
Kızgın yağ sistemlerinde metal körüklü vana kullanılmalıdır
Montaj ve kurulum aşamasında Sistem temizliği, parçaların yerleşimi, sistem sızdırmazlığı, termik uzama ve kısalmalara uygunluk.gibi hususlara dikkat edilmelidir.
Sistem Temizliği
Sistemin temiz ve kuru olmasına dikkat edilmelidir. Tüm katı veya sıvı tortu, curuf, pislik sistemden atılmalıdır. Katı kalıntı ve pislikler, torna çapağı, kaynak curufu vs. düzgün bir akışa mani olabilir ve bu da yağın kazan içerisinde yavaşlaması ve aşırı ısınarak kraking (coking) - boru içerisinde karbon kalıntılarına- sebep olabilir.
Sıvı kalıntılar, tavlama yağı, kaynak tozu, koruyucu kaplamalar termik yağ içerisinde çözülebilir ve düşük sıcaklıklarda ayrışıp boru yüzeyinde karbon cürufu oluşturabilirler. Boru yüzeyinde oluşabilecek tabakalar ise ısı iletim katsayısını düşürerek borunun ısısının yağa geçmesini engeller, boru tavlanır ve deforme olur, zamanla delinebilir.
Parçaların Yerleşimi
Genleşme tankları kazandan mümkün olduğu kadar uzağa yerleştirilmelidir ve böylece 65 C° sıcaklığın üzerinde çalışmaları engellenmelidir. Yüksek sıcaklıkta hava ile temas eden termik yağ kısa sürede okside olacaktır.
Sistem Sızdırmazlığı
Montajın tamamlanmasının ardından sisteme soy gaz şarjı yapılmasını tavsiye ederiz. Bu işlem, korozyon oluşumunu engellediği gibi, sistem içerisinde gaz varken bağlantı noktaları ve potansiyel kaçak noktalarına sabun köpüğü ile basit sızdırmazlık testi yapılabilir. Ayrıca sisteme ısı transfer yağı doldurulduğu zaman da yağ içerisinde çözülen soy gaz ilk çalıştırma esnasında oluşabilecek oksidasyonu engeller.
Termik uzamalar
Kızgın yağ sistemleri genelde yüksek sıcaklık değişimleri yaşar, sistemdeki metal parçalar bu sıcaklık aralığında termik uzamalara maruz kalırlar. Eğer bu uzamaları alabilecek şekilde sistemde hareket edebilen parçalar yok ise zamanla kaynak noktalarına gelen yük deformasyona sebep olabilir.
Bakım
Sistemdeki potansiyel problemleri engellemenin en kolay ve önemli yolu düzenli kontrol ve bakım çalışmaları yapmaktır. Günlük veya haftalık olarak yapılacak bir kontrol listesi bu konuda size yardımcı olabilir. Boru hatları etrafında bulunduğunuz durumlarda mutlaka vanaları, dişli bağlantı noktalarını gözlemleyin. Kokunun kaçak ve sızıntıların habercisi olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Sistemin genleşme tankı üzerindeki havalık borusunu izleyin, havalık borusundan gelen buhar veya is sistemde su bulunduğunun veya yağın kendi içinde bozulmaya başladığının işaretidir. Sistem çalışırken genleşme tankına sıcak yağ akışı oluyor ise, kazan havalık borusunun çapını daraltın ve sıcak yağın genleşme tankına ulaşmasını engelleyin. Hava ile temas eden sıcak yağ kolaylıkla alev alabilir. Tesisat çevresinde yürürken normal olmaya her türlü, titreşim veya kokuyu dikkate alarak kaynağını bulun.
Kızgın yağ sistemlerindeki potansiyel yangın riskine karşı, yeterli sayıda ve doğru noktalarda yangın söndürme ekipmanı bulundurun.
KIZGIN YAĞ SİSTEMİNİN PERFORMANSI
Sistemin Dinlenilmesi
Kızgın yağ sistemlerinin kendine has bir sesi vardır. Bu ses sistemin düzgün çalışmakta olduğunun en önemli işaretidir. Eğer sistemden vuruntu, patlama, çıtırtı, sesleri geliyorsa, bu sistem içerisinde su bulunduğunun işaretidir. Eğer pompalar fazla sesli çalışıyorsa, bu da kavitasyon problemi olduğunu gösterir ve derhal önlem alınmalıdır. Eğer sistem üzerinde herhangi bir parça aşırı titreşim yapıyorsa, mutlaka bunun sebebi bulunmalıdır.
Sistemin Gözlenmesi
kaynaklardan, flanşlardan, vanalardan, pompalardan, bağlantı noktalarından veya herhangi bir noktadan kaynaklanan akışkan sızıntısı durumu, derhal müdahale etmeyi gerektiren bir durumdur. Öncelikle sızıntı temizlenmeli ve sızıntı kaynağı kurutulmalıdır..
Sistemi gözden geçirirken mutlaka havalık borusunu bakınız. Havalık borusundan gelen su buharı veya yağlı is, sistemde su bulunduğunu veya aşırı ısınma olduğunu gösterir. Her iki durumda da derhal tedbir alınmalıdır.
Farklı Kokular
Kazanın bulunduğu mekanın havasını ve kızgın yağın kullanıldığı eşanjör, tank vs. kullanıcının bulunduğu yerdeki havayı koklayın, eğer ortamda "yanmış" veya "asidik" bir koku varsa muhtemelen yağınız bozulmuştur ve sızmaktadır ve bu kokular ısıtıcınızdan geliyordur. Kaçak noktası bulunmalıdır ve tamir edilmelidir.
Akışkanın Kontrolü
Sabah, kazan devreye girmeden önce, sirkülasyon pompasını çalıştırarak 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra, kazanın altındaki veya sistemin alt noktalarındaki boşaltma vanalarından birini açarak, bir miktar yağ ve birikmiş tortunun atılmasını sağlayın, daha sonra aynı noktadan cam bir su bardağına 3/4 ünü dolduracak kadar yağ alın. Bu yağı dinlenmesi için bir tezgah üstüne bırakın.Eğer bardak içerisindeki sıvının tabaka halinde ayrıştığını gözlemlerseniz, sistemde su var demektir. Eğer bardak dibinde tortu birikimi veya içerisinde yüzen partiküller görürseniz, bu yağın bozulduğunu, veya sistemde bazı katı artıkların mevcut olduğunu gösterir. Her iki durumda da, sebebi araştırılmalı ve önlem alınmalıdır.
Sistemin Boşaltılması
Sistemi çalıştırın ve ısısını 100 C° ye kadar yükseltin. Isıtıcıyı (kazam) kapatın. Pompanın çalışmasını devam ettirin ve böylece sistem içindeki eski yağın tam anlamıyla karışmasını sağlayın.
Tüm dip boşaltma vanalarını açarak, katı partiküllerin tekrar çökmesine izin vermeden çabucak sistemin boşaltılmasını sağlayın.
Eğer bu esnada pompa çalışıyor ise ve pompadan kavitasyon sesi gelmeye başlarsa, derhal pompayı kapatın. Boşaltılan yağı yakından gözlemleyin.
Sistemi yakından inceleyin, özellikle, rezerv tankı, genleşme tankı gibi akışın daha az olduğu noktaları inceleyin. Bu tip bölgelerde yüzeylere yapışmış olan, kalıntı ve tabakaları iyice temizleyin.
Sistemin Yıkanması
Sistemi kullanacağınız yağ ile doldurun. Sistemin alt noktasına bir adet doldurma boşaltma pompası yerleştirin. Genelde sistem dinlendirme tanklarının alt noktasında veya filtrelerin en alt noktasında bu iş için uygun çıkışlar bırakılmıştır.
Sistemdeki ana sirkülasyon pompası doldurma pompası olarak kullanılmamalıdır. Aksi takdirde sistemde hava kalır ve kavitasyon oluşur.
Sistemin sıcaklığını yavaş yavaş 100 C° ye kadar çıkartın. Kazanı durdurun. Yıkama yağının sistem içerisinde dolaşımını sağlayın. Bu şekilde sistemde kalmış olan eski yağ kalıntılarını veya yağ içerisindeki partikülleri yakalama şansı bulabilirsiniz. Sistemi yukarıda anlatılan prosedüre uygun olarak boşaltın. Çıkan yağı gözlemleyin, eğer fazla miktarda partikül veya eski yağ içeriyorsa tekrar yıkama yapmanız gerekebilir.
Sistemin Doldurulması
Sisteme yağ doldurmadan önce herhangi bir soy gazla (azot gibi) süpürmekte fayda vardır. Sistemdeki hava ve su buharını atmak ilerde oluşabilecek oksidasyon ve kavitasyon problemlerini engellemekte yardımcı olabilir. Eğer sistemi dip noktasından ve ayrı bir pompa ile doldurabilirseniz, süpürme işlemini yapmayabilirsiniz.
Besleme pompasını yukarda tarif edildiği gibi sistemin dip noktasına bağladıktan sonra, istenen seviyeye kadar sistemi doldurunuz. Eğer sistemde açık genleşme tankı var ise minimum doluluk seviyesini geçecek kadar yağ doldurun. Genleşme tanklarında olması gereken yağ seviyesi tankın soğukken 1/3 ile 1/4 ü arasını dolduracak seviyedir.
Isıtıcı (kazan) kapalıyken sirkülasyon pompasını çalıştırın ve yağın soğuk olarak sistemde dolaşmasını sağlayın. Yağ soğuk olarak sistemde dolaşırken, kaçakları, akışı ve parçaların işlevlerini doğru olarak yerine getirdiğini kontrol ediniz.
Yavaş yavaş sistemin sıcaklığını 100 C° ye kadar çıkartın. Sistemi tekrar kontrol edin. Eğer her şey normal ise, işletme kuralları uyarınca sistemi yavaş yavaş tam çalışma sıcaklığı seviyesine ulaştırın. 25 C° derecelik sıcaklık aralıklarıyla sistem ısısını yükseltmenizi ve her seferinde sistemi kontrol etmenizi öneririz.
Genleşme tankı seviyesini kontrol edin normal çalışma halinde tankın 2/3 ü ile 3/4 ü arası dolu olacaktır.
DİKKAT : Sistemi 100 C° ye çıkarırken çok dikkatli davranmak gerekir. Nadiren de olsa havalık borusundan sıcak yağ atılması durumu söz konusu olabilir.
ISI TRANSFER YAĞLARINDA OKSİTLENME:
Hidrokarbon sıvılar sürekli ve yeterli hava ile temas etmeleri halinde oksidasyona uğrarlar. Pek çok yağ normal çalışma sıcaklık derecesinin çok çok altında oksidasyona maruz kalabilir. Yağın kokmaya başladığı sıcaklıktan itibaren her 20 C° lik artışta oksidasyon oranı iki misline çıkmaktadır. Daha fazla yağın hava ile karışması sonucu daha hızlı ve daha çok oksidasyon ve daha çok bozulma oluşur.
Oksidasyon
Hidrokarbon sıvılar okside oldukça kokuları değişir ve artar. Yanmanın doğal sonucu ortaya çıkan karbondioksit, karbonmonoksit ve su buharı burada da oluşur.
Oksidasyon devam ettikçe akışkan içerisinde organik asitler oluşmaya başlar. Akışkan daha yoğun (vizkoz - kalın) bir hal alır ve eskisinden daha zor akmaya başlar. Akışkanın hızı ve türbülans durumu bozulduğu için, moleküller sıcak yüzeylerle daha fazla süre temas haline kalırlar ve aşırı ısınmaya uğrarlar.
Yağ bozuldukça - genelde artan bir ivmeyle - ısı taşıma kapasitesi giderek azalır. Yüksek sıcaklıklara dayanabilme özelliği azalır ve böylece bozulma oranı gittikçe artar. Artan organik asit miktarı zamanla sistemdeki parçaları aşındırmaya ve bozmaya başlar.
Sistemde Bakır Bulunması
Eğer sistemde (borularda, fittings malzemelerinde, vanalarda vs.) kayda değer miktarda bakır bulunuyorsa problem biraz daha kompleks hale gelir. Reaktif bir metal olan bakır, oksidasyon prosesinde katalizör vazifesi görür.
Daha fazla bakır, daha fazla hava ve daha çok türbülans sonucu akışkan çok daha hızlı bir şekilde bozulacaktır başlar. Asit miktarı arttıkça korozyon riski artar. Asit sonucu oluşan korozyon genelde genleşme tankının dibinde kendini gösterir.
Sistemin İşletilmesi
Sisteme hava girişinin en aza indirilmesi için, genleşme tankının havalığı dışında herhangi bir açıklık bırakılmamalıdır.
Sistem, tamamen oskidasyondan, su buharından veya hava girişinden korunmak istenirse, genleşme tankında soy gaz ile "yastıklama" yapılabilir. Böyle bir sistem için kapalı genleşme tankı, emniyet valf sistemi, gaz besleme sistemi kurulmalıdır. Ayrıca korumalı pompalar, körüklü vanalar ve benzeri cihazlar kullanılarak sisteme hava girişi ve sızıntılar engellenebilir.
Durdurma prosedürlerine doğru olarak uyulursa, yağın bozulma riski en aza indirilir ve yağ ömrü önemli oranda artırılabilir.
Aksi takdirde yağ aşırı ısınmaya maruz kalabilir ve sistem zarar görebilir.
Sistemin Çalışması
Normal çalışma durumunda kızgın yağ kazam içerisindeki borular radyasyon ve konveksiyon ısı transferi sağlar. Bu ısı borunun cidarı ile yağın film tabakasına aktarılır. Boru içerisindeki akışkan türbülant formda olduğu için ısı kolayca ve hızla
akışkana aktarılır. Sirkülasyon pompasının vasıtasıyla, akışkan, ısıyı hızla kullanıcı noktalara ulaştırır. Kullanıcıdan biraz soğumuş olarak çıkan yağ tekrar ısı kazanmak için kazana geri döner.
Normal çalışma sıcaklıklarında kazan içerisindeki refrakter malzemeler ve yapısal çelik kısımlar hemen hemen alev sıcaklığına kadar ulaşabilmektedir. Sistem kapatıldıktan sonra kazan içerisindeki ısının bacadan atılması biraz zaman almaktadır. Refrakter malzeme miktarı fazla olan kazanlarda depolanan ısının atılması biraz daha fazla zaman almaktadır.
Kazan kapatıldıktan sonra sirkülasyon pompası çalışmaya devam ettirilirse, depolanan ısının atılmasına yardımcı olur.
Uygun olmayan kapanmalar
Pompalarla birlikte tüm sistem birden kapanırsa (elektrik kesintisi vs.) kazan içerisinde refrakter malzemelerde depolanan ısı dışarı atılamaz ve kazan içerisinde kalır. Kazandaki borularda durağan halde bulunan termik yağın sıcaklığı, kazan içerisinden uzaklaştırılamayan ısı sebebiyle yükselmeye devam eder ve belli bir sıcaklığa ulaşan yağ kaynamaya başlar. Eğer dikkatlice dinlenilirse kaynama sesi duyulabilir.
Film Kaynama Noktası
Pek çok ısı transfer yağının değişik kaynama noktaları vardır. Daha küçük moleküller daha düşük sıcaklıklarda daha büyük moleküller daha yüksek sıcaklıklarda kaynar.
Kazan içerisinde alev olmamasına rağmen, halen küçük ve orta büyüklükteki moleküllerin kaynamasına yol açabilecek ısı mevcuttur. Bu moleküller buharlaştıktan sonra daha büyük moleküller sistem içerisinde kalmaktadır. Daha büyük moleküller yoğunluk kazandıkça yağın viskozitesi (kalınlığı) de artmaktadır. Yağ kalınlaştıkça akışkanlığı azalmaktadır. Akışkanlığı azalan yağa hareket vermek için daha büyük motor güçleri gerekmektedir. Bu ise sistem performansının düşmesine yol açar. Akış hızı azaldıkça yağın sıcak yüzeylerle temas da kalma süresi de artmaktadır. Akış miktarının önemli ölçüde azalması sonucu yağın film sıcaklığı kolayca limit derecesinin üzerine çıkabilmektedir, bunun sonucu olarak da "kraking" hadisesi baş gösterir. Yağ içerisinde karbon tortular ve ayrışmalar meydana gelir.
Kapatma
Kızgın yağ kazanını kapatırken, brülörü veya yakma sistemini kapatın ancak sirkülasyon pompasını kapatmayın. Bundaki amaç kazan içerisindeki refrakter ve yapısal çelik malzemelerde depolanan ısının uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Baca çıkış sıcaklığını ve sistem çıkış sıcaklığını gözlemek ve takip etmek uygun olabilir. Kazan çıkış sıcaklığı 100 C° nin altına düştüğü zaman artık pompayı güvenle kapatabilirsiniz.
Eğer mümkünse belli bir süre yakma havası fan sisteminin çalışmaya devam etmesini sağlayabilirsiniz. Böylece kazan içerisinde kalan ısının bacadan kolayca atılmasını sağlayabilirsiniz.
Eğer sistemin bulunduğu bölgede zaman zaman elektrik kesintileri söz konusu ise, pompalara ve fan sistemine yetecek kapasitede bir jeneratörün sisteme bağlanmasını tavsiye ederiz. Mümkünse zaman zaman laboratuar testleri yaptırmanızda fayda vardır.
Toz, pislik, aşınma önleyici yağ, kaynak tozu gibi kirleticiler yağınızın kalitesini ve ısı iletim özelliklerini bozacaktır. Torna talaşı, kaynak cürufu gibi sert kirleticiler ise pompa, conta, vana gibi parçaların zarar görmesine yol açabilir. Yağınız ne kadar temiz olursa o kadar uzun süre hizmet edebilir.
Hidrokarbon sıvılar sürekli ve yeterli hava ile temas etmeleri halinde oksidasyona uğrarlar. Pek çok yağ normal çalışma sıcaklık derecesinin çok çok altında oksidasyona maruz kalabilir. Yağın kokmaya başladığı sıcaklıktan itibaren her 20 C° lik artışta oksidasyon oram iki misline çıkmaktadır. Daha fazla yağın hava ile karışması sonucu daha hızlı ve daha çok oksidasyon ve daha çok bozulma oluşur.
Oksidasyon devam ettikçe akışkan içerisinde organik asitler oluşmaya başlar. Akışkan daha yoğun (vizkoz - kalın) bir hal alır ve eskisinden daha zor akmaya başlar. Akışkanın hızı ve türbülans durumu bozulduğu için, moleküller sıcak yüzeylerle daha fazla süre temas haline kalırlar ve aşırı ısınmaya uğrarlar.
Sisteme hava girişinin en aza indirilmesi için, genleşme tankının havalığı dışında herhangi bir açıklık bırakılmamalıdır.
Sistem, tamamen oskidasyondan, su buharından veya hava girişinden korunmak istenirse, genleşme tankında soygas ile "yastıklama" yapılabilir. Böyle bir sistem için kapalı genleşme tankı, emniyet valf sistemi, gaz besleme sistemi kurulmalıdır. Ayrıca korumalı pompalar, körüklü vanalar ve benzeri cihazlar kullanılarak sisteme hava girişi ve sızıntılar engellenebilir.
Termal Ayrışmalar
Yağın maksimum film sıcaklık derecesi aşıldığında ortaya çıkar. Film sıcaklığına ulaşıldığında küçük moleküller buharlaşır ve yağ kalınlaşarak akış hızı azalır. Böylece diğer moleküller daha fazla ısıya maruz kalırlar böylece ayrışmaya devam ederler. Film sıcaklığı hızla maksimum değerini geçince yağdaki pek çok kimyasal bağ bozulur. Önemli miktarda karbon çözelti haline geçer. Bu karbon moleküllerinin bir kısmı yağ içerisinde yüzemeye başlar ve akışkan daha kalın hale gelir. Karbonun bir kısmı ise boru üzerine yapışarak bir karbon izole tabakası oluşturur.
Not: Aşırı ısınmanın esas nedeni yağın akış hızının azalmasıdır. Yağ hızının azalması ise pompanın performansının düşmesiyle, yanlış bağlanmış vanalardan, dolmuş filtrelerden, enerji kesintilerinden veya uygun olmayan kapatmalardan kaynaklanabilir.
Kontrol için Yağ Örneğinin Alınması
Örnekler sistemin çalışan noktalarından birinden alınmalıdır. Bunun için uygun bölgeler, kazanın boşaltma vanası, pompanın yakınındaki bir boşaltma veya dinlendirme tankının altındaki bir vanadır. Örneği almak için en uygun zaman sistemin çalışmadığı ama sirkülasyon pompasının çalıştığı ve yağın soğumuş olduğu bir zamandır. Bu şekilde örnek almak hem daha güvenlidir hem de test için doğru sonuçlar verebilecek bir örnek almak için daha uygun bir şekildir.
Örnek alacağınız zaman bir miktar yağı boş bir tenekeye akıtın, daha sonra örnek kabına uygun miktar yağ alın.
KIZGIN YAĞ
petrol ürünlerinden, hidrokarbonlardan veya silikondan üretilmektedir. Düşük basınçlarda yüksek sıcaklıklara ulaşabilme özellikleriyle, kızgın yağ sistemleri, güvenli, ucuz ve uzun ömürlü sistemler olarak tercih edilmektedirler.
Bir buhar sisteminde 315 C° ye ancak, 102 atmosfer gibi çok yüksek basınçlarda ulaşılabilmekte iken, kızgın yağ sistemlerinde bu sıcaklığa atmosfer basıncının 1/3 ünden daha az basınçlarda ulaşmak mümkündür.
Değişik yağların karıştırılmaması gereklidir.
Yeni Sistemin Temizliği
Sisteminiz yeni olsa dahi içerisinde pek çok katı veya sıvı kirletici bulundurabilir
Sistemde Su Bulunması
Bugüne kadar içerisinde su bulunmayan hiç bir sistemle karşılaşılmamıştır. Sistem ne kadar kompleks olursa o kadar fazla su içeriyor demektir. En iyi bilinen yol sistemin dip noktalarına boşaltma vanaları koymaktır. Her noktadan boşaltılan yağdan örnek alarak cam bir kaba koyun. Eğer yağ içerisinde tabaklar halinde ayrılmalar gözlüyorsanız bu durum sona erene kadar yağ almaya devam edin. Sistemde kalan su 100 C° ye ulaşıldığında buharlaşarak, havalık borusundan atılır. Havalık borusundan buhar atışı durduğu zaman, sistemi güvenle normal çalışma sıcaklığına yükseltebilirsiniz.
Kaçak Testi
Sistemi tercihen bir soy gaz (azot vb.) ile basmçlandırarak sabun köpüğü testi uygulayın.
Sistem parçaları termik uzamaları absorbe edebilecek şekilde seçilmeli ve bağlanmalıdır. Bu şekilde muhtemel kaçakların önüne geçilebilir.
Sistemin Boşaltılması
Sistemi çalıştırın ve ısısını 100 C° ye kadar yükseltin. Isıtıcıyı (kazanı) kapatın. Pompanın çalışmasını devam ettirin ve böylece sistem içindeki eski yağın tam anlamıyla karışmasını sağlayın. Ayrıca bu şekilde tüm partiküllerin sıvı içerisinde yüzmesini sağlayabilir ve sistemin ısısının homojen olması sağlanabilir.
Tüm dip boşaltma vanalarını açarak, katı partiküllerin tekrar çökmesine izin vermeden çabucak sistemin boşaltılmasını sağlayın.
Eğer bu esnada pompa çalışıyor ise ve pompadan kavitasyon sesi gelmeye başlarsa, derhal pompayı kapatın. Boşaltılan yağı yakından gözlemleyin.
Sistemin Doldurulması
Sisteme yağ doldurmadan önce herhangi bir soy gazla süpürmekte fayda vardır, (azot bu iş için uygun ve ucuz bir gazdır.) Sistemdeki hava ve su buharını atmak ilerde oluşabilecek oksidasyon ve kavitasyon problemlerini engellemekte yardımcı olabilir. Eğer sistemi dip noktasından ve ayrı bir pompa ile doldurabilirseniz, süpürme işlemini yapmayabilirsiniz.
Besleme pompasını yukarda tarif edildiği gibi sistemin dip noktasına bağladıktan sonra, istenen seviyeye kadar sistemi doldurunuz. Eğer sistemde açık genleşme tankı var ise minimum doluluk seviyesini geçecek kadar yağ doldurun. Genleşme tanklarında olması gereken yağ seviyesi tankın soğukken 1/3 ile 1/4 ü arasını dolduracak seviyedir.
Sevkiyat esnasında veya depolama aşamasında hava kabarcıkları, yağ içerisine sızabilir. Eğer soğuk yağ hemen sisteme boşaltılırsa bu olay pompada kavitasyona sebep olur. En uygun olanı yağı sisteme aktarmadan önce oda sıcaklığında bekletmek olacaktır.
Filtreleme : Sistemi devreye almadan önce bütün filtre ve pislik tutucuları kontrol edin. İlk çalıştırmadan sonra bir kaç kez filtreleri kontrol edin böylece akışı engelleyen her hangi bir durumun olmadığından emin olun.
Yağ Analizleri: Periyodik olarak yaptıracağınız, yağ analizleri sistemin sağlıklı çalışıp çalışmadığını size söyleyecektir.
SİSTEMİN ÇALIŞTIRILMASI
Rezerv tankı, ikmal pompa grubu, degazör, sirkülasyon pompa grubu, imbisat tankı ve kullanıcılar arasındaki bağlantıların projeye uygun yapıldığını kontrol edin. Hatlar üzerinde hava kalabilecek noktaları tespit ve kontrol edin özellikle yükseldikten sonra tekrar aşağıya eğim kazanılan noktalarda hava kalacaktır. Bu noktalar kaçınılmaz ise mutlaka bu noktadan imbisat tankına havalık borusu çekilmelidir.Sisteme azot gazı basılarak, pislik ve nemin atılması sağlanabilir, muhtemel kaçak noktaları olan, flanşlar, vanalar, kaynaklar vs. sabun köpüğü ile
kaçaklar için test edilebilir.Kontroller bitmeden izolasyon yapmayın.
Rezerv tankına termik yağ doldurun. 2-3 saat bekleyerek tank içerisinde dinlendirin. Daha sonra tankın dip boşaltma vanasını açarak bir iki teneke yağ alın. Bu yağı iyice dinlendirip, süzdükten sonra tekrar tanka doldurabilirsiniz.
İkmal pompasının vanalarını açın. Sisteme en alt noktasından dolum yapmayı sağlayacak olan vanayı açın. Bu vana ikmal pompası ile degazör (dinlendirme ve emiş tankı alt kısmını irtibatlandıran vanadır. Degazörün altındaki vanayı da açın
Degazörden sonra kazan ile arasındaki vanaları açın. (Pompa by pass vanası dahil.).
İkmal pompasını çalıştırın. Sistemi yağ ile doldurmaya başlayın. Kazanın en tepe noktasındaki havalık hattının açık olduğundan emin olun ve kazanın havasının tahliye olduğunu gözlemleyin.
Yağın doluluk seviyesini imbisat tankmdaki seviye göstergesinden takip edebilirsiniz. İkmal pompası, varsa imbisat seviye kontrol cihazından aldığı kumanda ile belli bir seviyeye gelince duracaktır. Ancak olabilecek hatalar karşı ilk doldurma esnasında imbisat tankı seviyesini gözle takip ederek pompanın kapandığından emin olmakta fayda vardır. Yağ seviyesi imbisat tankının 1/3 ü kadar olacaktır.
Bir saat kadar sistemi dinlendirin. Sistemde bulunan dip vanalarından bir miktar yağ alın.
Kazanı çalıştırmadan sirkülasyon pompasını çalıştırın. Pompa çıkışındaki manometreden basıncı okuyun. Bu sırada imbisat tankının yanında gözlem amacıyla birini bulundurun. Eğer imbisat tankına yağ dolması veya taşması oluyorsa, kazandan çıkan havalık borusunu boru anahtarı ile bir miktar sıkıştırın ve kesit daraltması yapın. Yeterli olmazsa veya pompa çıkış basıncı istenenden fazla gelirse sirkülasyon pompası by pass vanasını bir miktar açın.
Akış sensörü (Varsa) eğer orifis plakalı ve manifoldlu ise önce manifolddaki by pass vanasını açarak bir miktar yağ geçirin sonra + ve - yazan vanaları açın ve yavaşça by pass vanasını kapatın. Gösterge üzerindeki değerleri gözleyin ve uygun set değerlerini ayarlayın. Pompayı açıp kapayarak akış sensörünün işleyişini kontrol edin.
Pompayı çalıştırın sistem üzerindeki tüm parçaları kaçak olup olmadığını anlamak üzere kontrol edin. Kaçak var ise giderin. Kaynak yapılması gerekennoktalar çıkarsa sistemde yağ olduğunu unutmadan, o bölgeye gelen ve giden vanaları kapayarak, o kısmı boşalttıktan sonra kaynak yapın. Yangın riskine karşı daima dikkatli davranın
Kazanın Yakılması
Tam otomatik sistemlerde Brülör devresi sirkülasyon pompası devresine, imbisat deposu seviyesine, akış sensörüne, emniyet termostatlarına bağlıdır. Yani pompa çalışmadan brülör çalışmaz. İmbisat deposunda yeterli seviyede yağ olmadan brülör çalışmaz. Akış olmadan brülör çalışmaz. Sistem yeterli veya yüksek sıcaklıktayken brülör çalışmaz.
Fuel-oil’li sistemelerde brülörü devreye almadan en az yarım saat önce tüm ısıtıcılar açılmalıdır, (hat, pot, brülör ısıtıcıları).
Sirkülasyon pompasını çalıştırın.
Çıkış termostatından set değerini ayarlayın.
Brülörü çalıştırın.
Sistemin sıcaklığının 100 C° ye gelmesini sağlayın. Brülörü durdurun.
Sistem elemanlarını tekrar kontrol edin.
Set değerine kadar 20 C°’ lik aralıklarla brülörü durdurarak sistem kontrollerini tekrarlayın.
Set değerine geldiğinde brülörün durduğunu ve set değerinin altına düşünce tekrar çalıştığını gözlemleyin ve kontrol edin.
Kazanın Durdurulması
1 - Brülörü kapatın. Ancak kazan içerisindeki refrakter ve çelik malzemelerce
emilen sıcaklık yağı ısıtmaya devam edecektir.
2- Tam otomatik sistemlerde sirkülasyon pompası termostata bağlıdır ve belli bir sıcaklığa
(yaklaşık 100 C° ) düşünceye kadar pompa çalışmaya devam eder. Sisteminiz bu şekilde olsa bile sistemin sıcaklığının düştüğünü kendi gözünüzle de takip ederek pompanın 100 C° üzerinde kapanmasına müsaade etmeyin.
Sistem soğuduktan sonra pompayı da kapatabilirsiniz.



